Peygamberimiz (sas) vefat ettiğinde herkeste bir şaşkınlık olmuştu. Herkesin dilinde "o ölmemiştir, bir peygamber nasıl ölür" laflarının dolaştığı bir hengâmede "bâki hakikatler fani şahısların üzerine bina edilemez" diye düşünüp "kim Muhammed'e inaniyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür. Kim ki Allah'a inaniyorsa bilsin ki Allah, Hayy ve Lâyemuttur." Diyebilmektir. Bu zamanda Müslüman olmak.
Açık saçıklığın mübah sayıldığı, tesettürün tamamen kaldırılmak istendiği, yıllarca emek verdiği okuluna "ancak başını açarsan girebilirsin" dendiği bir zamanda Allah yolunda okulunu ve hayatını kaybetmekten zerre kadar tereddüt göstermeden BAŞIMI ALIRSIN, ÖRTÜMÜ ASLA diyebilmektir, bu zamanda Müslüman olmak
Kendinin ve evlâdının içinde yandığı, alevleri semavâta kadar ulaşan manevî bir ateşin göklere yükseldiğini görüp, imanını kurtarmaya ve o ateşi sürdürmeye koşmayı gerektirir, bu zamanda Müslüman olmak. Zira, insanın hemen yakınında yangın çıkmışken , onu söndürmek yerine, başka şeylerle meşgul olmak, nasıl bir cehaletin ve körlüğün eseridir
İşte bütün bunlara binâen mü'min; yaşatma hazzıyla, yaşama sevdasından vazgeçen değil midir? Evet, bizler hâlâ yirmibirinci asır olan şu zaman-ı ahirde hayatını davası adına yaşamış, Resûl-ü Ekrem (asm) ve Onun her asırdaki temsilcisi olan müceddidleri anlamamanın ve kıymetlerini idrak edememenin sancısını çekmekteyiz. Ama şu da bilinmelidir ki; "karla kaplanmış yollar bahara çıkar"...
AHİR ZAMAN ÜMMETİ OLAN BİZ MÜCRİM KULLARI YÜCE ALLAH'IM AHİR ZAMAN DA BILE ASHABI KIRAM ŞUURUYLA YAŞATSIN...
AMİN. VEL'HAMDÜ LİLLAHİ RABBEL ALEMİN
BU ZAMANDA MÜSLÜMAN OLMAK
5/8/2007 · Kategori: FARKLI - KARISIK KONULAR
0 yorum yazılmıştır